Eşcinsel Hukuku İnsan Hakları ve Kanunlar

Eşcinsel Hukuk Yasalar İnsan Hakları


 

Türkiye'de Eşcinsel Hukuk ve İnsan Hakları

En küçük kasabasından tutun, en marjinal zannettiğimiz İstanbul'un Beyoğlu'suna kadar ülkemizin hemen hemen her yerinde eşcinsel olmak gerçekten zordur, hatta çoğu zaman acı vericidir. Eşcinseller yaşadıkları ailesel ve sosyal baskılar yetmiyormuş gibi sık sık hukuk dışı uygulamalara, cezalandırmalara yada aşağılanmalara maruz kalmaktadırlar. Üstelik herhangi bir şekilde saldırıya uğradıklarında yardımına başvurdukları yakın çevreleri ve kolluk güçleri tarafından bile sırf eşcinsel olmaları nedeni ile ve olasıdır ki başlarına geleni hakkettikleri düşüncesi ile yeterince korunmamaktadırlar. Ne yazık ki bu üzücü durum ülkemizde oldukça yaygındır..

Mümkünse açılalım !
Eğer bulunduğu sosyal çevre uygunsa LGBT bireylerin gerektiğinde haklarını koruyabilmesi için cinsel kimliğini en azından yakın çevresine açıklamaları çok yararlı olacaktır. Çünkü eşcinselleri mağdur edenlerin elindeki en büyük koz cinsel yaşamlarını gizli yaşamak zorunda olmalarıdır. Yakın çevreleri durumlarını öğrenirse onları kaybetme korkusu yada iş çevresinde mimlenip işlerini kaybetme kaygısı ile eşcinsellerin çoğunluğu başlarına kötü bir olay geldiğinde ya hiç şikayetçi olmamakta yada bir yerden sonra şikayetlerinden vazgeçmektedirler. İşte bu gibi nedenlerden dolayı eşcinsellik diğer azınlıkların yanında çok daha ağır bir durumdur. Diğer azınlıklardan olan insanların başlarına bir şey geldiklerinde en azından arkalarında kendilerine destek verecek aileleri, arkadaşları, kucağında ağlayabilecekleri bir anneleri, kendisi ile aynı azınlıktan olan, duruma göre milyonları aşan sosyal grupları bulmaktadırlar. Oysa özellikle eşcinselliğini gizli yaşayan insanlar başlarına kötü bir şey geldiği zaman yapayalnızdırlar.

Türkiye'deki kentten kente, bölgeden bölgeye değişen sosyal farklılıkları göz önüne aldığımızda, herkese eşcinsel olduğunu açıklama çağrısı yapmamız anlamsız, belki de bazıları için zararlı olabilir. Ama en azından sosyal konumu, ailevi durumu ve çevresi buna nispeten uygun olan ve özellikle ekonomik özgürlüğünü elde etmiş eşcinsellerin bu konuda öncü olmaları bir zorunluluktur. Bunu yapmanın ilk koşulu da eşcinsellerin önce kendi cinsellikleri ile barışık olmalarıdır. Unutmayalım ki batı ülkelerinde eşcinsel haklarının bugün geldiği sevindirici aşamaya cinsel kimliklerini açık açık ilan eden ünlü yada ünsüz LGBT bireyler büyük katkı sunmuşlardır.


LGBT Bireyleri İlgilendiren Yasal Düzenlemeler

Türkiye Cumhuriyeti yazılı hukukunda eşcinsellikle doğrudan ilgili hiç bir yasa, tüzük yada düzenleme yoktur. Bu bir anlamda eşcinseller için avantajdır. Avantajdır, çünkü ülkemizde de kabul edildiği üzere hukukun genel prensibi olarak, yasası olmayan bir şeyin suç olması mümkün değildir. Daha basit bir anlatımla, eşcinselliği cezalandırmak için yetkililerin ellerinde dayanabilecekleri herhangi bir yasa maddesi bulunmamaktadır. Buna karşın eşcinseller diğer azınlıklara da uygulanabildiği şekilde dolaylı yollarla kötü muameleye tabii tutulabilirler. Kısacası eşcinsel hakları ile ilgili ülkemizdeki asıl sorun yasalardan çok zihniyetle ilgilidir. Bununla birlikte biz herhangi bir ayrımcılığa uğradığımızda ilgili sayılabilecek anayasa maddesini ve 2006 tarihli 5237 sayılı kanununun 122. maddesini korunmak amacıyla kullanabileceğimizi hatırlatmakta yarar görüyoruz.

T.C Anayasası
MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Anayasamızın tamamı için: Tbmm.gov.tr / anayasa.htm


Ayrımcılığa Dair Yasal Mevzuat

Türkiye’nin yasal mevzuatı ayrımcılığın değişik biçimlerine ilişkin bazı hükümler getirmekle birlikte kapsamlı bir mevzuat söz konusu değildir. Türkiye’de ayrımcılıkla ilgili olarak sıkıntı yaratan bir diğer sorun da, Türkiye’nin uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerini onaylamak ve uygulamak konusundaki çekinceli tavrıdır. AB’ye aday on üç ülkede ayrımcılıkla mücadele için alınan önlemlere ilişkin hazırlanan rapor, söz konusu yasal mevzuatı değişik yönleriyle aktarmaktadır. Son olarak kabul edilen Türk Ceza Kanunun, 122. Maddesi genel anlamda ayrımcılığı ilk kez yasaklamakta ve ayrımcılığa karşı cezai yaptırım öngörmektedir.

5237 sayılı kanunun "Ayrımcılık" başlıklı 122'nci maddesinde;
"Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;

a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hallerden birine bağlayan,

b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,

c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,

Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir." hükmü getirilmiştir. Bu maddeyle korunan hukuki yarar insanlar arasında hukukun izin vermediği ayrımlar yapılarak, bazı kişilerin hukukun sağladığı haklardan yoksun kılınmasının önlenmesidir. Bu suretle bireyler arasında ayrımcılık yapılmasının önlenmesi amaçlanmaktadır.

Yapılan bu düzenleme ile kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yapılarak bir kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hallerden birine bağlama fiili suç olarak kabul edilmiştir.

Bununla birlikte, hazırlanan ilk taslakta eşcinselliğin kastedildiği "cinsel yönelime ilişkin ayrımcılık" da yasaklanmış olmasına rağmen, yasanın kabul edilen halinde cinsel yönelime ilişkin ayrımcılığın yer almaması üzüntü vericidir. Ancak bu taslak değiştirilirken zamanın adalet bakanının verdiği beyanları mahkemede delil olarak gösterebilir ve eşcinsellik nedeni ile kanunda tarif edildiği şekilde mağdur edilenler, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunabilirler. Hatırlatmak gerekirse, mahkemeler, kanunların muğlak oldukları yerlerde, kanun yapıcının o kanunu yaparken neyi amaçladığına istinaden yorum yapmak hakkına sahiptirler. (Anayasa Mahkemesinin önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 şartını getirirken yaptığı gibi)

Konu ile ilgili Akşam Gazetesinin 2004/07/06 tarihli yazısı aşağıdaki gibidir:

"Meclis Adalet Komisyonu, yeni TCK'yı görüşmeye dün de devam etti. Kabul edilen maddelere göre, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetine, öğrencilerin toplu olarak oturdukları bina veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olunması halinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Tasarının 'Ayrımcılık' başlıklı 124'ncü maddesinde de Cemil Çiçek'in talebi üzerine değişiklik yapıldı. Çiçek, 'Kişiler arasında köken, cinsiyet, cinsiyet yönelim, aile durumu, örf ve adet, siyasal düşünce, felsefi inanç, sendika, bir etnik gruba mensupluk, ırk, din, mezhep nedeni ile ayrım' yapılamayacağını düzenleyen maddeye itiraz etti. Adalet Bakanı, çok ayrıntılı tanımlamalara gidildiğini, halbuki Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10/1'inci maddesinin buraya monte edilmesini önerdi. Çiçek, köken ve etnik gruba aidiyetin aynı şey olduğunu cinsiyet ile cinsel yönelimin de benzeri şeyleri ifade ettiğini öne sürdü. Doç.Dr. Adem Sözüer'in itirazına rağmen yapılan değişiklikle, Anayasa'nın 10/1'nci fıkrası, maddenin ilk fıkrası haline getirildi. CHP Niğde Milletvekili Orhan Eraslan, 'Bu değişiklikle olumlu ayrımcılığın hepsi güme gitti' diyerek tepkisini dile getirdi..." (Akşam Gazetesi 2004/07/06)

5237 numaralı bu yasanın pratikte uygulandığı önemli örneklerden biri için buraya tıklatın yada sayfa sonundaki haber bölümüne göz atın.

Uluslararası Sözleşmeler

BM İnsan Hakları Komitesi, 1989 yılındaki otuz yedinci oturumunda yaptığı 18 nolu Genel Yorumda, “Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiye Edilmesine Dair Uluslararası BM Sözleşmesinin” 1. maddesindeki “ırksal ayrımcılık” ve yine “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair BM Sözleşmesinin” 1. maddesindeki “kadına karşı ayrımcılık” tanımlarına atıfta bulunarak, ayrımcılığa ilişkin aşağıdaki tanımı geliştirmiştir:

"Komite Sözleşmelerde kullanılan ‘ayrımcılık’ teriminin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, politik ya da diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken, mülkiyet, doğum ya da diğer statüler gibi herhangi bir zemin üzerine dayandırılan, ve bütün hak ve özgürlüklerin eşit ölçüde bütün kişiler tarafından tanınmasını, kullanılmasını veya yararlanılmasını kaldırma veya zayıflatma amacına sahip, herhangi bir ayrıma, dışlama, kısıtlama veya üstünlük tanıma olarak anlaşılması gerektiğine inanmaktadır."

Bu tanım göz önüne alındığında, Avrupa Konseyi’nin de BM İnsan Hakları Komitesinden farklı düşünmediğini söylemek mümkündür. Nitekim, Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesine Ek 12 Nolu Protokol’ün 1. maddesi benzer genişlikte bir ayrımcılık tanımı yapar ve ayrımcılığı genel olarak yasaklar:

“Madde 1-Genel olarak ayrımcılığın yasaklanması
Kanunda öngörülen haklardan yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşler, ulusal ya da sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensubiyet, servet, doğum veya başka bir statüden kaynaklanan herhangi bir nedenle ayrım yapılmaksızın sağlanır.
Kimse, herhangi bir kamu otoritesi tarafından, 1. fıkrada sayılan gerekçelerle ayrımcılığa tabi tutulamaz.”

Avrupa İnsan Haklarına Mahkemesine başvuru hakkında bilgi almak için kurumun resmi sitesine Türkçe dilinde yayınlanan bu sayfaya tıklayın


İnsan Hakları ile İlgili Resmi Kuruluşlar

İnsan hakları ihlalli yaşadığınızda başvurabileceğiniz belli başlı resmi kuruluşlar şunlardır: 

İçişleri Bakanlığı İnsan Hakları İhlallerini İnceleme Bürosu:
İnsan Hakları İhlal İddialarını İnceleme Bürosu, kolluk kuvvetlerince insan hakları ihlallerine maruz kalanların ihbar ve şikayetleri değerlendirmekte, müfettiş bilgi ve tekniğini gerektirmeyen ihbar ve şikayetler ise gereği yapılmak üzere ilgili birimlere yönlendirilmektedir. Bu nedenle, kolluk kuvvetleri tarafından yapıldığı iddia edilen insan hakları ihlalleri ile ilgili herkes talep ve şikayetlerini gönderebilir. Bunun dışında kalan insan hakları ihlali niteliğinde görülen başvurular ise, doğrudan Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığına (ihb@basbakanlik.gov.tr) yapılması gerekmektedir.
Web: Icisleri.gov.tr / insan-haklari-iletisim

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu
Nasıl Başvuru Yapılır?
Temel hak ve özgürlüklerinden herhangi birinin ihlal edildiğine inanan herkes mektupla veya faksla Komisyona başvurabilir. Başvuruda konuyla ilgili yeterli bilgi verildikten sonra başvuranın adı-soyadı ve adresi açık bir şekilde yazılmalıdır. Adı soyadı, açık adresi veya imzası olmayan başvurulara işlem yapılmayacaktır.

Dilekçe Komisyonunun Adresi:
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dilekçe Komisyonu, Bakanlıklar 06543 ANKARA
Web: Edilekce. tbmm.gov.tr/

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna nasıl başvuracağınızı öğrenmek için buraya tıklayınız


LGBT Dostu İnsan Hakları Dernekleri

Türkiye'de aşağıda bulunanlar dışında da pek çok İnsan hakları dernek ve oluşumları bulunmakla birlikte bu sayfada özellikle LGBT bireylere destek verdiği bilinen oluşumlar listelenmiştir.

İnsan Hakları Gündemi Derneği:
Hakkında fazla bilgimiz olmamasına rağmen, İzmir, Ankara ve Diyarbakır'da şubeleri bulunan bu derneği de listelemekte fayda var.
Web: Rightsagenda.org

İnsan Hakları Vakfı:
Özellikle işkenceyi ve kamu personellerince yapılan kötü muameleleri önlemeyi amaçlayan Ankara merkezli vakıf
Web Sitesi: http://www.tihv.org.tr 

Uluslararası Af Örgütü
Orijinal adı "Amnesty International" olan daha çok basın ve politik haksızlıklar konusunda faal uluslar arası kuruluş.
Web: Amnesty.org.tr/  & Facebook

İnsan Hakları Derneği (İHD):
Türkiye'deki en bilinen insan hakları örgütü olan İHD, maalesef "Kürt sorununa" gösterdiği hassasiyeti göstermese de eşcinsel haklarını koruma konusun da da kısmı yardımda bulunmakta, en azından eşcinsellere karşı devlet görevlileri tarafından yapılan yasa dışı eylemleri elinden geldiğince kamuoyu ile paylaşmaktadır. Ekonomik durumu kendini savunmaya yada avukat tutmaya müsait olmayan eşcinsellerin, özellikle kamu görevlileri tarafından tacize uğradığında yada haklarının korunmadığı durumlarda yakınlarında bulunan İHD şubelerine başvurmalarında fayda olabilir.
Web Sitesi: ihd.org.tr 


Türkiye LGBT Dernekleri

Türkiye'de sayıları here geçen gün artan LGBT bireylere yönelik savaşım veren onlarca dernek ve oluşum vardır. Bu yüzden bu onları ayrı bir sayfada topladık..
Bu LGBT dayanışma gruplarının tam listesi için buraya tıklayınız !

 



LGBT HUKUKU İLE İLGİLİ HABERLER


LGBT bireyleri ilgilendiren hukuksal olaylarla ilgili haber ve duyurulara yer vereceğimiz bu bölümde siz de yorumlarınızı Facebook, Twitter, Google+ hesaplarınız üzerinden yada anonim olarak paylaşabilirsiniz. Sayfalarımızda pornografi, küfür, hakaret içeren yasalara aykırı yorum yapmak yasaktır.

 

 

Türkiye LGBT Mekanlar Rehberi

İlgili şehirlerdeki eşcinsel yaşam ve gay mekanlar hakkında bilgi almak için şehir isimlerine tıklamanızı rica ederiz.

Adana   *   Ankara   *   Antalya   *   Bodrum   *   Bursa   *   Eskişehir   *   Fethiye   *   İstanbul   *   İzmir   *   Kuşadası   *   Marmaris   *   K.Kıbrıs   *   Diğer